top of page
Kelimelerin geçmişten bugüne geçirdiği anlam değişimlerine bakıyorum. Bazı kelimeler hâlâ anlamlarıyla barışık; bazılarıysa çoktan mutasyon geçirmiş.
İbrahim Kaçar
Memleketimin her bireyinin bilirkişi makamında olduğu, elini sallasan bilgeye çarptığın, umudun vurgun yediği şu iklimde, insana, memlekete ve olup bitene başka bir açıdan, biraz da kuşkuyla bakıyor; gördüklerimi kaleme alıyorum.
Kelimeler cümlelere, cümleler Korsan Yorumlara, Hariçten Gazellere, Denemelere ve Yalanlamalara dönüşüyor.


Kardeşliğin Kimyası
Cehalet hurafelerle, önyargılarla, bencillikle, merhametsizlikle ve tembellikle bir araya geldiğinde… İnsanlığa hoş geldin. İnsan, kin ve düşmanlığa sevk edilmeye hazır bir kıtanın neferi olmanın onuruyla, cehaletinin sınırsız ve korunaklı alanında ahkâm keserek mutlu mesut yaşar. Çünkü cehalet, insanı yalnızca bilgisiz bırakmaz; ona, kendinden emin olmanın o dayanılmaz konforunu da sunar.


Hierapolis’e İnsani Yaklaşımlar ya da İnsan En Kolay Kendini Kandırır
İnsan, en kolay kendini kandırır. Ve tarih, bu kandırmaca için oldukça elverişli bir rehber olabilir. Tarih, geçmişin bu krallıkları üzerinden bize gerçeği değil, şiir gibi işlenmiş gösterişli yalanları fısıldar durur. Eni boyu hesaplanmış, şehircilik yaklaşımları tanımlanmış; fethedilmiş, yağmalanmış harabenin üstüne kurulmuş bir krallık... Bugünkülerden farkları, kendilerini açıkça tanrı ilan etmeleri ve mimaride estetik bir kaygıya sahip olmalarıdır.


İstanbul Ansiklopedisi: Mimarlık terimlerinin ete kemiğe büründüğü bir dizi
Müjde Ar’ı yeniden izlemek güzeldi; ekranlarda uzun zamandır göremediğimiz değerli sanatçı, yeni bir karakterle sessizce, hep oradaymış gibi özlemle belirdi. İstanbul Ansiklopedisi, Zehra’nın mimarlık öğrencisi gözlerinden şehre bakarken hem belleğe hem de mekâna dokunuyor. Reşat Ekrem Koçu’ya saygıyla bir selam duruşu bu; ama bu selam, nostaljiden çok, hafızayı mimari bir yaklaşımla yeniden kurma çabasıyla anlam kazanıyor.


Yandaşlık Üzerine Bir Yalanlama
Yandaşlık, piramidin ve besin zincirinin, en altındaki, sade vatandaşın en büyük erdemidir. Yandaşlık, mesleklerden ve kimliklerden önce gelir. Herkesin doğrusu kendine, kolaycılığından uzakta, çok uzakta. Yandaşlık ortak vicdanın potasıdır. Yandaş dürüsttür, kendi iç sesinin huzurunda, kendisi için istediğinden daha iyisini başkası için de dileyebilendir. Yandaşlık empatinin adalet terazisidir. Yargılamadan önce anlamaya çalışmaktır. Yandaşlık, vatandaşın sorumluluk bilincid


Yaratılan
Çağan Irmak'ın anlatımı, insanın içine işleyen bir hikaye. Yaratılan, insan ruhunun en karanlık köşelerinde dolaşıyor. Korkularımızın, zaaflarımızın, saplantılarımızın gölgesinde bir yolculuk… Sadece bir macera değil. Sadece bir gerilim değil.


Kya'nın Şarkı Söylediği Yer
Orijinal adıyla Where The Crawdads Sing filmi, öncelikle başarılı bir kitap uyarlaması olarak öne çıkıyor. Doğaya, suya, gökyüzüne ve orada yaşayan tüm canlılara farklı bir pencereden bakan bir hikaye. Film, doğayı anlatmakla yetinmiyor; Kya’nın o dünyanın görünmeyen ve duyulmayan düzeniyle kurduğu bağı da merkeze alıyor.


Heves Yiyiciler
Bir zamanlar bu topraklarda, bozkırın delikanlıları Türkmenlerle birlikte Koca Yörükler yürüdü. Bazen zorunlu iskanlarla, bazen sürgünlerle, bazen de konacak bir avuç toprak bulamadan... Gün oldu, devran döndü; Anadolu, Efelerine, Lazlarına, Dadaşlarına, Gakgoşlarına, Yiğidolarına, Seğmenlerine yurt oldu.


Neandertallerin Kravat Tercihleri
Her insanın içinde bir karanlık vardır; insan, o karanlıkta bazen yolunu kaybeder. Kimi o karanlıkta pişmanlığını, kimi nefretini, kimi de yalnızlığını büyütür. Kimilerinin içindeki o karanlıkta ise bir barbar barınır.


Asgari Müşterek
Henüz paylaşacak bir şeyin olmadığı, bir çıkar kırıntısının insanlığı bulandırmadığı güzel anlarda; ben, ben, ben diye insanı ele geçirmeden az önce, içimizdeki hayvan. Ve o hayvan tepinmeye başlamadan, huzur içinde ayakta duran insanlık kısa bir zafer yaşar; herkes uzlaşır asgari müşterekte.


Artık Her Şeyi Bilecek Kadar Genç Değilim
Memleketimin her bireyi, bilir kişi makamındadır. Siyaseti bilmeyeni yoktur mesela. Mike Hammer ayarında dedektif, Jeff Bezos düzeyinde girişimcidir. Tırtılın karnını neşe ile doyuran, Ahmet Hamdi Tanpınar seviyesinde şairdir, Baudelaire' den araklaması bile şairane. Ekonomi bilmeyenin toplumdan dışlandığı yerdir ülkem, elini sallasan bilgeye çarpar. Erkeği adam gibi, hatunu Osmanlıdır bu toprakların.


Ankara’nın Bağlarından Arpa Boyu Yollarına
Toplumun zayıf belleği söz konusu olduğunda anlaşılır katettiğimiz yol. Eski masal tekerlemesindeki gibi: “Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik altı ay bir güz gittik, döndük bir de arkamıza baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz.” Bazen bir arpa boyu etmez 325 yıllık yol. 1698-1699 veba salgınında, Sivas, Tokat ve Amasya coğrafyasında, heybelerle mezara taşınan çocuklardan, 2023 Kahramanmaraş depreminde kefensiz gömdüklerimize; kefen meselesinde aldığımız yolu gösterir bir


Ankara Yalanlaması
Vekalet ile vekil olmanın etimolojik hiçbir ilgisi yoktu ve doğal olarak aynı kökten gelmiyorlardı. Asaletin de vekil olmakla bir ilgisi yoktu. Asalet bir görevi yerine getirmek üzere atanmış kimsenin durumunu ifade etmiyordu. Asalet yalnızca soyluluğu ifade ediyordu. Vekil başkasının adına-yerine söz söyleme, davranma, işlem yapma yetkisi olan kimse değildi ve bundan dolayı, hesap verme borcu da yoktu.
Son Yazılar
bottom of page
